İçinde anlatılmamış bir hikâye taşımaktan daha büyük bir eziyet yoktur. “Maya Angelou”

Posts Taggedruh

Akşam yemeği çoktan bitmişti… Masanın üzerinde yarım kalmış bir çay bardağı, bir köşede unutulmuş okul çantası ve günün yorgunluğunu taşıyan sessizlik duruyordu. Evin içi konuşmalarla doluydu aslında. Gün boyunca neler yaşandığı anlatılmış, yapılacak işler sıralanmış, sorular sorulmuş, cevaplar verilmişti. Ama yine de bir eksiklik vardı. Sanki herkes aynı evde yaşıyor,…

Ben:Dünya biraz dursa… Sadece bir an. Dinlenebilsem. Yoruldum. Her şey çok hızlı geçiyor, sanki zaman peşimi bırakmıyor. Hiçbir şey durulmuyor. Koşmakla geçiyor ömrüm… Zaman akıyor da ben mi akamıyorum? Ruh:Koşmak diyorsun… Peki neye varmak için koşuyorsun? Ben:Ruh, bu soruların yoruyor beni. Yorulmamın sebebi sadece yorgunluk değil. Hayatın hep bir koşturmacası…